DOLAR
Alış: 48.50
Satış: 48.69
EURO
Alış: 55.98
Satış: 56.21
GBP
Alış: 65.31
Satış: 65.79
Yeni Dönemde Çocuğunuza Heyecanınızı Verin, Kaygınızı Değilo
Eylül ayının kendine özgü bir kokusu vardır: Yeni açılmış defterlerin, ucu açılmamış
kalemlerin, temiz çantaların ve biraz da heyecanın kokusu…
Okullar açılıyor. Kimi çocuk ilk kez okul kapısından girecek, kimi ise uzun bir tatilin
ardından yeniden okul düzenine dönecek. Her biri için yeni bir başlangıç var.
Bu hazırlıkları çocuklarımızla birlikte yapalım. Okul alışverişine beraber çıkalım; kalemini
ve defterini seçmesine fırsat verelim. Kendi okul fotoğraflarımızı gösterelim; ilk gün
heyecanımızı, öğretmenimizi ve arkadaşlarımızı anlatalım. Böylece çocuğumuz, yaşadığı
heyecanın ve belki de korkunun yalnızca kendisine ait olmadığını görsün.
Ama önemli bir ayrıntıyı unutmayalım:
Çocuğumuzla heyecanımızı paylaşalım, kaygımızı değil.
“Acaba alışabilecek mi?”, “Öğretmeni nasıl?”, “Ya beni özlerse?” gibi yetişkin kaygıları,
farkında olmadan çocuğun kaygısına dönüşebilir. Çocuklar yalnızca söylediklerimizi değil;
yüzümüzü, sesimizi ve davranışlarımızı da okurlar.
Yeni eğitim yılında ailelere düşen önemli bir sorumluluk daha var: Öğretmene
saygı.
Elbette öğretmenle her konuda aynı fikirde olmak zorunda değiliz. Soru sorabilir, bir
sorunu konuşabilir, gerektiğinde eleştirebiliriz. Ancak bunu yaparken öğretmenin
çocuğumuzun eğitiminden sorumlu bir meslek insanı olduğunu unutmamalıyız.
Öğretmenimiz komşumuz, arkadaşımız ya da aile içinden biri değildir. İletişimimizin sınırını
saygı belirlemelidir.
Çünkü çocuk bizi izler. Biz öğretmeni hakkında küçümseyici konuşursak ya da ona saygısız
bir üslupla yaklaşırsak, çocuğumuzdan öğretmenine saygı göstermesini bekleyemeyiz.
Saygı anlatılarak değil, örnek olunarak öğretilir.
Yeni dönem her çocuk için aynı kolaylıkta başlamayabilir. Çocuğumuz ağlayabilir, ayrılmak
istemeyebilir ya da okula gitmek istemediğini söyleyebilir. Uyum zaman ister. Bu süreçte
çocuğu zorlamak ya da hemen bir problem olduğunu düşünmek yerine ona zaman tanımak
gerekir.
Okul ve aile birbirinin karşısında değil, çocuğun yanında olmalıdır. Çünkü çocuğun ihtiyacı
“Kim haklı?” tartışmasını görmek değil, “Benim için birlikte hareket eden yetişkinler var.”
duygusunu yaşamaktır.
Bu eylül, çocuklarımızın çantasına yalnızca yeni defterler ve kalemler koymayalım.
Biraz güven, biraz cesaret, bolca sevgi ve her şeyden önce saygı koyalım.
Yeni eğitim öğretim yılının çocuklarımız, ailelerimiz ve öğretmenlerimiz için güzel
başlangıçlara vesile olmasını diliyorum.
Çiğdem Topak
Okul Öncesi Öğretmeni – Eğitim Yazarı
Yazar Hakkında
Çiğdem Topak
Öğretmen