Ana Sayfa Köşe Yazıları 02 Mar 2026 10:15

SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR İÇİN ÇOCUK DOSTU ADALET

Ülkemiz gündeminde sıklıkla suça sürüklenen çocuklar için daha ağır yaptırımlar istenmekte ve hapis cezalarının arttırılması konuşulmaktadır. Hatta yetişkinler gibi cezalandırılması adına sosyal medyada talepler oluşturulmaktadır. Bu taleplerin, tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelere ve insan hakkı kapsamında çocuğun üstün yararı ilkesine aykırı olacağı aşikardır.  Çocukların yetişkinlerden farklı olarak adalet sistemi içerisinde yer alması pozitif ayrımcılık değildir.

‘’5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 6/1-c maddesi uyarınca 18 yaşını doldurmamış kişi çocuktur. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun (ÇKK) 3/1-a maddesi uyarınca daha erken yaşta ergin olsa bile, 18 yaşını doldurmamış kişi çocuktur. ‘’Çocuk kavramı kanunlarımızda bu şekilde açıklanmıştır.  

Suça Sürüklenme Kavramı: Çocuğun bir “suçlu” olarak değil, “suça sürüklenen” (SSÇ) olarak kabul edilmesi; cezalandırmadan ziyade koruma ve topluma kazandırma odaklı bir yaklaşım benimsenmesi ilkesidir.

Çocuk Dostu Adalet, çocukların adalet sistemine dahil olduğu her aşamada haklarının etkin şekilde korunması, saygı görmesi ve yaşlarına uygun şekilde muamele görmesi gerektiğini esas alan bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım uluslararası standartlara dayanır.

Çocuğu sadece “fail” olarak görmeyen; yaşına, gelişim ihtiyacına, haklarına saygı gösteren bütüncül bir yaklaşımı ifade eder. Bu, yalnızca adli süreçleri değil aynı zamanda önleme, koruma, rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma boyutlarını da kapsar.

19 Ocak 2007’de 17 yaşındaki Ogün Samast tarafından öldürülen Hrant Dink’in eşi Rakel Dink ‘’ ‘Bir bebekten bir katil yaratan karanlık’ Sözleriyle büyük bir farkındalık yaratmıştır. Öyle ki bebekler suçlu olarak doğmamaktadır. Ama yoksulluk, şiddet, ihmal ve fırsatsızlık; çocukları adalet sisteminin içine itmektedir.  

Çocukları adalet sisteminin soğuk duvarlarından korumak için uygulanacak önleme koruma rehabilitasyon ve topluma geri kazandırma tebdirlerinin daha çok arttırılması gerekmektedir. Çocuğun Üstün Yararı ilkesi gereğince çocukları ilgilendiren her türlü faaliyette çocuğun yararının temel düşünce olması ve bu ilkenin bir kılavuz olarak kullanılması esastır. Uygulamada ihtisaslaşmış mahkemeler, çocuk alanında eğitim almış avukat, hakim, savcı, kolluk, sosyal  hizmetler , aile ve toplum farkındalığı büyük önem taşımaktadır.

Çocuk Dostu Adalet sisteminin öncelikli amacının suçun önlenmesi veya mağdurun korunmasından ziyade, çocuğun suç işlemeyi yaşam biçimi haline getirmesinin önlenmesi ve topluma kazandırılması olduğu ifade edilmektedir.

Özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına ancak en son çare olarak başvurulması gerekliliği vurgulanmaktadır.

Hapsetmenin yaygın kullanımı her ne kadar son çare olması hedeflense de her yıl binlerce çocuk hapis edilmektedir; bu çocukların rehabilitasyon ve topluma yeniden uyum süreçleri hâlen yeterince gelişmiş değildir.

Çocuklar cezaevine girmesiyle birlikte gerçek suçluların, çetelerin eline düşmekte ‘’abilik’’ adı altında korunduğunu düşünerek yeni suçlar için hazırlanan bir potansiyele dönüşmektedir. Çocukları ceza evlerinde çetelerin eline kaderine terk etmek yerine topluma kazandırmak  hepimizingörevidir.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de dediği gibi “Çocuklar, yarının umutlarıdır. Onları iyi yetiştirmek hepimizin görevidir.”

 Av. Çiğdem ÇETİN

Yazar Hakkında

Av. Çiğdem Çetin

Av. Çiğdem Çetin

İlginizi çekebilir

MAHKUMLARA YENİ YIL HEDİYESİ

MAHKUMLARA YENİ YIL HEDİYESİ

Tema Tasarım |
Yazarlar
Video
Galeri