Ana Sayfa Köşe Yazıları 16 May 2026 11:10

“KARATAŞ’I ONLAR KURTARSIN”

Her sabah uyandığımda şu duayı ederim;

“Kurban olduğum Allah’ım, canım ülkemde bugün can sıkıcı, can bezdirici bir gelişme yaşanmasın.”

Duam yetersiz geliyor ki, istediğim bir türlü olmuyor, olamıyor.”

                      ****

Dostlarıma “günaydın mesajları” atmak için telefonumu açtığımda şu paylaşımı gördüm;

“Karataş Devlet Hastanesi sa-tı-la-maz. “

Meselenin önemine vurgu yapmak için, satılamaz kelamının arasına TİRE’ler serpiştirilmiş..

Sabahın 7’si…

Kimi ararsın, kimi bulursun, kime sorarsın?

Bu işte bir değil, bin türlü abidik gubidikliğin olduğunu düşündüm.. Düşüncelerimi yorumlamaya başladım..

“Onlar neler?” Derseniz?

Anlatayım;

-Karataş Abdullah Tekin Devlet Hastanesi, Küçük Karataş Köyü’nden Tekin Ailesi’nin tarlalarını devlete bağışlamasıyla yapıldı.. Hatırı sayılır dönümdü bu alan.. “Yetmez” dendi, 3,5 dönüm daha verildi.. Tekin Ailesi’nin tek şartı vardı; “Hastaneye rahmetli babaları Abdullah Tekin’in adının verilmesi.”

Protokol yapıldı, sözkonusu hastane “hastanecik” olarak bitirilebildi..

Bu süreci başından sonuna kadar biliyorum.. Geçtiğimiz günlerde vefat eden Arif Tekin, yaşanan süreçte bana telefon etti; “Karataşlısın, aramızda olmalısın” dedi.. “Tamam” dedim, orada oldum..

Hastane “sidik zoruyla” tamamlandı.. Tabela, protokol gereği Karataş – Adana yolu üzerine kondu..

Yani o tabela hastanenin tepesine değil de “yolun terkine” dikildi..

Ekspres Gazetesi Genel Yayın yönetmeniydim.. Yapılan bu haksızlık ağrıma gitmişti.. Arif Tekin’i aradım, “koyver gitsin” dedi.. Koyvermedim, günlerce yazdım.. Bununla da kalmadım, bu işte çok büyük haksızlık olduğunu, işin peşini asla bırakmayacağımı “en anlaşılır biçimde” haykırdım..

2 gün sonra dönemin valisi aradı, “Gel konuşalım Canbolat” dedi..

Gittim..

“Ne oluyor?” dedi.. “Ne olmuyor ki sayın valim” dedim..

Protokol dosyası geldi.. Enine boyuna incelendi, verilen söze uyulmadığı tespit edildi ve gereğinin yapılmasına karar verildi..

Yapıldı mı?

Tam olarak yapılmadı..

Pekiiiii, arsayı bağışlayan Tekin Ailesi bu duruma ne dedi;

“Yorulduk gari, iktir edelim bari” dedi.

Sözünü ettiğim hastane “tüm hastanecikliği ile” orada duruyor..

İsteyen gider bakar.. Neyin ne olduğunu değil, o-la-ma-dı-ğı-nı görür, kararını da ona göre verir.

                       ****

Abdullah Tekin Devlet Hastanesi satışa çıkarılacak..

O hastaneyi kim alacak? Ne yapacak? Nasıl kullanacak? Neyle kullanacak?

Gerçekten çok merak ediyorum..

“Hastanemizi sat-tır-ma-yız”

konuşmaları yapılacak..

Bunu kim yapacak?

-Ne alakâ kişiler.

“Karataş’ta adam mı kalmadı da, bu iş onlara bırakıldı?” Derseniz…

Onun da cevabını vereyim;

“Karataş’ta adam da, adamın hası da var.. Savcısı var, hâkimi var, sanatçısı var, futbolcusu var, profesörü var, genel sekreteri var, gazetecisi var, bileni var, bilgesi var..

Ne demeye mi çalışıyorum?

-“Konuşun” diye çağrılan muhteremler madem ki bizlerden daha çok Karataşlı… Karataş’ı onlar kurtarsın” diyorum..

Daha ne diyeyim?

Bi-le-mi-yo-rum.

Yazar Hakkında

Süleyman CANBOLAT

Süleyman CANBOLAT

Gazeteci/Yazar

İlginizi çekebilir

HAMAMA GEREK YOK

HAMAMA GEREK YOK

Tema Tasarım |
Yazarlar
Video
Galeri