Ana Sayfa Köşe Yazıları 31 Tem 2025 08:32

EMEKLİLİKTE HAK ARAYIŞI: KIDEM VE İHBAR TAZMİNATI

 Av. Büşra KAYAPINAR:

-“Uzun yıllar boyunca emek vererek çalışan bir birey için emeklilik, sadece iş hayatının sona erdiği bir dönem değil, aynı zamanda hak edilen bir durak noktasıdır. Ancak emeklilik süreci yalnızca bir vedadan ibaret değildir. Bu süreç, aynı zamanda bazı önemli mali ve hukuki hakları da beraberinde getirir: Bunların başında kıdem ve ihbar tazminatları gelir.

Emeklilik nedeniyle işten ayrılan işçiler için kıdem tazminatı hakkı, 4857 sayılı İş Kanunu yürürlükte olsa da, hâlen 1475 sayılı eski İş Kanunu’nun yürürlükteki 14. maddesi kapsamında korunmaktadır. Bu maddeye göre, aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl süreyle çalışmış bir işçi, sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliliğe hak kazandığında ve bu nedenle işten ayrıldığında, her tam yıl için 30 günlük brüt ücreti oranında kıdem tazminatına hak kazanıldığı yasada düzenlenmiştir.

Öte yandan, ihbar tazminatı açısından durum biraz farklıdır.Emeklilik gerekçesiyle iş sözleşmesini işçi sonlandırdığında, işverenin ihbar süresi tanıma ya da ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğmaz. ihbar tazminatı, sözleşmeyi fesheden tarafın karşı tarafa kabul edilebilir bir bildirim süresi verilmemesi durumunda ortaya çıkmaktadır. Çoğu zaman Emeklilik durumunda fesih iradesi işçiden gelmekte bu nedenle işverenin ihbar yükümlülüğü bulunmamaktadır.

Ancak bazı özel durumlar istisnadır. Örneğin işveren, işçiye artık emekli olmasının uygun olacağı yönünde baskı yapar ya da iş sözleşmesini işveren feshederse, bu durumda hem kıdem hem de ihbar tazminatı yükümlülüğü doğabilir. Burada dikkat edilmesi gereken fesih beyanının kimden geldiğidir.

Emeklilik sürecinde karşılaşılan bir diğer önemli husus da, işverenin işçiye “istifa et, kıdemini ödeyeceğim” şeklindeki sözlü yönlendirmeleridir. Bu gibi durumlarda işçinin yazılı olarak “emeklilik nedeniyle” işten ayrıldığını belirtmesi, hak kayıplarını önlemek açısından hayati önem taşır.

Emeklilik; çalışmanın, üretmenin ve topluma katkının karşılığıdır. Bu nedenle, emekli olan bir bireyin kıdem tazminatını alamaması, sadece bir hukuki sorun teşkili olmayıp  aynı zamanda bir vicdani sorundur.

Emeklilik sürecinde haklarına sahip çıkan her birey, hem kendisi hem de gelecekteki tüm çalışanlar için güçlü bir örnek teşkil eder.”

Yazar Hakkında

Av. Büşra Kayapınar

Av. Büşra Kayapınar

Avukat

Tema Tasarım |
Yazarlar
Video
Galeri