DOLAR
Alış: 44.63
Satış: 44.81
EURO
Alış: 52.59
Satış: 52.80
GBP
Alış: 60.41
Satış: 60.86
İŞÇİLİK ALACAKLARINDA İHTİYARİ ARABULUCULUĞUN GEÇERLİLİĞİ
ARABULUCULUK NEDİR?
“Uyuşmazlık yaşayan taraflar, sorunlarını çözmek için doğrudan yargı yoluna başvurabilecekleri gibi, alternatif çözüm mekanizmalarından da yararlanabilirler. Bu yöntemlerden biri olan arabuluculuk ise, 6325 sayılı Kanun’un 2/1-b maddesinde düzenlendiği üzere; tarafsız ve gerekli eğitimi almış bir üçüncü kişinin eşliğinde, tarafların kendi aralarında müzakere ederek çözüm üretmelerini amaçlayan, gizlilik ve gönüllülük esasına dayanan bir uyuşmazlık çözüm yoludur.
Arabuluculuk mevzuatımıza ilk kez 07.06.2012 tarihli 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile girmiş olup kural olarak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri tüm uyuşmazlıklarda uygulanabilir. Sanayi Devriminden sonra gerçekleşen ekonomik ve sosyal olayların topluma ve çalışma hayatına etkileri nedeniyle iş uyuşmazlıklarının mücadeleci yollarla çözümünden önce gidilmesi gereken barışçı çözüm yollarından biri arabuluculuktur.
İşçilik Alacaklarında Arabuluculuk: Zorunluluk mu, Tercih mi?
İş hukukunda son yılların en önemli dönüşümlerinden biri, arabuluculuk kurumunun yaygınlaşması oldu. Özellikle 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3. maddesi ile birlikte, işçi ve işveren arasındaki işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvuru artık bir dava şartı haline geldi. Yani mahkemeye gitmeden önce arabulucu kapısını çalmak zorunlu.
Ancak burada sıkça karıştırılan bir nokta var: Arabuluculuk gerçekten tamamen zorunlu mu, yoksa tarafların iradesine bağlı bir süreç mi?
Aslında cevap biraz ikisinin ortasında.
Arabuluculuk, özünde tarafların serbest iradelerine dayanan, anlaşmayı esas alan bir çözüm yoludur. Bu yönüyle ihtiyari bir kurumdur. Taraflar isterlerse, henüz dava açma düşüncesi bile yokken aralarındaki uyuşmazlığı çözmek için arabulucuya başvurabilirler. Bu durumda süreç tamamen gönüllülük esasına göre yürür.. Öte yandan, tarafların ihtiyari olarak başlattıkları arabuluculuk sürecinin anlaşmazlıkla sonuçlanması, doğrudan dava açma imkânı sağlamaz. Bu süreç sonunda düzenlenen son tutanak, tek başına yargı yoluna başvurmak için yeterli kabul edilmemektedir. Uyuşmazlığını mahkeme önüne taşımak isteyen tarafın, ayrıca dava şartı arabuluculuk sürecini işletmesi zorunludur. Bu nedenle, ihtiyari arabuluculuktan sonuç alınamaması halinde, yeniden arabulucuya başvurulmalı ve dava şartı kapsamında düzenlenen anlaşamama tutanağı da dava dilekçesi ile birlikte mahkemeye sunulmalıdır.”
Av. Büşra KAYAPINAR
Yazar Hakkında
Av. Büşra Kayapınar
Avukat