İddia ederek yazıyorum;
“Nüfus oranları bakımından baktığınızda, Türkiye’nin en kötü otogarı Adana’da.”
Birileri, sözünü ettiğim adrese utanmadan sıkılmadan, hicap duymadan “merkez otogar” diyor, diyebiliyor..
Efendiler…
Otogar, “herkese yeten” konumdan çıkmış, “kimselere yetmez” konuma ulaşmış…
-Görmez misiniz?
Gerçeğin böyle olduğunu Kainat bilirken…
-Neden inkar edersiniz?
Zamanın şartlarına göre inşa edilen, her yanı “ucubeliklerle dolu olan” otogarın zıvanadan çıkıp, “otogargara” durumuna dönüştüğü “yüksek sesle” seslendirilirken…
-Üç maymunu oynamak neyin nesidir?
……
Otogar, Selahattin Çolak döneminde yapıldı..
Muhendisi de Vedat Dalokay..
Yani, “yap” diyen belli, “yaparım” belli..
Bu memlekette Çolak’tan sonra kim başkan olduysa, hepsinden şu fasaryayı dinledik;
“Otogarımız Adana’mıza hiç yakışmıyor… Tez zamanda yıkılıp, yenisi yapılacak.”
…..
-Sözler tutuldu mu?
Hayır ağa.
-Yıkıldı mı?
-Hayır ağa.
-Yenisi yapıldı mı?
-Hayır ağa.
-Yıkılacağından umudu olan var mı?
-Yok ağa.
-Bekleneni, ya da beklenileni bilen var mı?
-Yok ağa.
-Hem hal, hem ahval bu yönde seyrederken, yalanı doğru olarak sunanların kimler olduğu aşikar mı?
-İşte o çok aşikar be ağa.
…..
-Adana otogarı yapılacak mışş.
-Eli kulağınday mışşş.
Herkes rahat etsin mişşşş.
-Şuy muşşşşş.
-Buy muşşşşşş.
-Öyle olacak mışşşşşşş.
-Böyle olacak mışşşşşşşş.
-Bülbülün ötüşü çok yakın mışşşşşşşşş.
Allah aşkına söyleyin;
“YALANDAN KİM ÖLMÜŞ?”