DOLAR
Alış: 44.63
Satış: 44.81
EURO
Alış: 52.59
Satış: 52.80
GBP
Alış: 60.41
Satış: 60.86
8 Mart Bir Gün Değil, Bir Hayat Meselesi
“Takvimler yine 8 Mart’ı gösteriyor.
Adı da hazır: Dünya Kadınlar Günü.
Ama insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Gerçekten öyle mi?
Sadece bir gün mü kadınlara ait olan?
Peki bir kadının gerçekten “günü” var mı?
Sabah evden çıkarken arkasına korkuyla bakmadığı,
gece yürürken tedirgin olmadığı,
telefonunu elinde hazır tutmadığı,
“Bir şey olursa kimi ararım?” diye düşünmediği bir gün var mı?
Bir kadın, hayatın içine gerçekten özgürce karışabildiği ve kendini güvende hissettiği bir güne sahip mi?
Bugün “Kadınlar Günü” diye kutlanan şeyin içinde aslında kaç acı hikâye saklı, biliyor musunuz?
Ders anlattığı sınıfta çocuklara ışık olmaya çalışan ama kendi hayatı karanlıkla son bulan öğretmenin acısı var yüreğimizde…
Sokakta yürürken eski eşi tarafından öldürülen, dövülen kadınların çığlığı var…
Ve en korkuncu, en ağır olanı…
Bir kadının en güvende olması gereken yerde, kendi evinde,
kendi hayatını paylaştığı insanlar tarafından tacize ve şiddete uğramasının utancı…
Her yıl aynı manzarayı görüyoruz.
Sosyal medya paylaşımları yapılıyor, çiçekler veriliyor, reklamlarda gülümseyen yüzler gösteriliyor.
Ama 8 Mart’ın gerçek anlamı çoğu zaman bu görüntülerin arasında kaybolup gidiyor.
Oysa bugün; hayatı yarım bırakılan kadınları hatırlama, onların sesini duyma ve bir daha yaşanmaması için gerçeklerle yüzleşme günüdür.
Empatinin, merhametin ve saygının olmadığı bir yerde hiçbir kutlama gerçek mutluluk getirmez.
Bu yüzden değişim; çocuklara küçük yaşta insan olmayı, şiddetin ne kadar büyük bir yıkım olduğunu, empatiyi ve merhameti öğretmekle başlar.
O yüzden son kez sormak istiyorum:
Bir kadının gerçekten günü var mı?
Korkusuz olduğu, sokağa adım atarken tereddüt etmediği,
birine güvenirken “ihanete uğrar mıyım?” diye düşünmediği,
hayatını savunmak zorunda kalmadığı bir gün var mı?
Gerçek şu ki kadınların; bir güne, kutlamalara, süslü paylaşımlara değil, hayatı korkmadan yaşamaya ihtiyacı var.
Şiddetin normalleşmediği,
“kadın cinayeti” diye bir kavramın var olmadığı bir dünyaya…
daha adil, daha vicdanlı bir topluma…
Bu yüzden bugün kutlamalardan önce şu soruyu sormak gerekiyor:
Gerçekten toplum olarak kutlayacak bir şeyimiz var mı?
Belki de 8 Mart’ın anlamı kutlamak değil; hatırlamaktır.
Unutulmaya çalışılanları…
Susturulanları…
Adı üçüncü sayfa haberlerinde geçen kadınları hatırlamak…”
Gamze BORAN
Yazar Hakkında
Gamze Boran
Gazeteci/Yazar