Ana Sayfa Köşe Yazıları 16 Ara 2025 21:37

HER LOKMA BİR TEHDİT

Son günlerde haberleri açıyorsunuz, üst üste gelen gıda zehirlenmeleri… Okul kantininde, yurtta, restoranlarda, toplu yemek alanlarında… Sanki “Ne yiyeceğiz?” sorusu artık değil, “Yediklerimiz bizi sağ salim çıkartacak mı?” sorusu öne çıkıyor. Eskiden yemek seçmek keyifliydi; artık bir tür hayat sigortası. Tavuk döner mi? Salata mı? Yoksa bir dilim pastada bakteri sürprizi mi var? Menü, lezzetten çok risk listesi gibi. Ve her gün yeni bir vaka… İstanbul’da 25 kişi hastaneye kaldırılıyor, Ankara’da 154 kişi… Ama ne hikmetse “piyasa böyle” cümlesi, sadece kira artışı ve ev fiyatları için değil, gıda güvenliği için de geçerli gibi görünüyor

Denetimsizlik, ihmaller ve ucuz üretim… Bunlar artık sıradan birer slogan değil; hayatımızın bir parçası. İnsanlar artık yemek yerken dikkatli olmayı öğreniyor: “Acaba bu pilav ne kadar taze?”, “Bu yoğurtta katkı maddesi mi fazla?” Hiçbir şey garanti değil. Her lokma bir kumar. Ve kaybedeni çoğu zaman mide değil, toplumsal güven oluyor.

İroni işte burada başlıyor: Gıda güvenliği, ülkenin en temel hakkı olmalı; ama bugün biz “kaç kişi zehirlendi?” başlıklarını okuyoruz. Ve her seferinde şunu düşünüyorsunuz: Denetim var mı, caydırıcı ceza var mı, kim sorumlu? Bir bakıyorsunuz sistemdeki boşluklar, eninde sonunda sizin tabağınıza ulaşıyor. Ve tabi ki medya… “Korkmayın, birkaç kişi hastaneye kaldırıldı, hepsi taburcu edildi” diyor. Teşekkürler, yani demek ki birkaç gün boyunca karnımızı tutarak yaşamak normalmiş… Sosyal medyada ise “Ben yedim, hasta olmadım” yarışları başlıyor. İnsanlar artık sağlıklı yemek yeme yarışına değil, “zehirlenmeden kurtulma” yarışına katılıyor. En trajik kısmı ise farkındalık… İnsanlar artık temkinli, ama çoğu zaman çaresiz. Bilinçleniyoruz ama çözüm başka yerde. Sadece bireysel önlem almak yetmiyor; sistem çalışmalı. Çünkü gıda zehirlenmeleri sadece mideyi değil, toplumsal güveni, geleceğe dair umudu da zehirliyor. Ve işin ironik noktası: Hepimiz yiyoruz, ama çoğumuz yemek masasında aynı soruyu soruyor: “Acaba bugün canlı mı çıkacağım?” Sanki her tabak, bir hayat testi; ve her testi geçen kişi, şanslı olan…Türkiye’de yemek artık sadece yemek değil.

Güven, ihmal, denetim, hayat ve ironi… Hepsi menüde var.

Ve sanırım artık menüye bakmadan oturmak, bir tür cesaret sporu haline geldi.

Kübra Nur Duruk

Yazar Hakkında

Kübra Nur Duruk

Kübra Nur Duruk

Yazar

Yazarın Diğer Yazıları

Tema Tasarım |
Yazarlar
Video
Galeri