Ana Sayfa Köşe Yazıları 8.09.2024 419 Görüntüleme
KİŞİLERİN KENDİNİ YARGI MENSUBU VEYA KOLLUK GÖREVLİSİ OLARAK TANITARAK DOLANDIRICILIK SUÇUNUN İŞLENMESİ

KİŞİLERİN KENDİNİ YARGI MENSUBU VEYA KOLLUK GÖREVLİSİ OLARAK TANITARAK DOLANDIRICILIK SUÇUNUN İŞLENMESİ

Dolandırıcılık suçu çok eski zamanlardan beri şekil değiştirerek günümüze kadar gelmektedir. Yaşadığımız çağda kolay para kazanmanın bir yolu olarak görülen bu suç tipi sebebiyle birçok vatandaş mağdur olmaktadır.

Dolandırıcılık suçunun temel hali, Türk Ceza Kanunu Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilir. Şeklinde açıklanmıştır.

Ancak suçun tanımındaki hileli davranış terimi çok geniş bir anlam içermektedir. Bu da dolandırıcılık suçunun farklı şekillerde işlenebilmesini sağlamaktadır. Bu yazımızda dolandırıcılık suçunun nitelikli hallerinden olan TCK 158maddesi l bendindeki ‘’Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenmesi hallerinden kamu görevlisi olarak tanıtarak işlenen nitelikli hali inceleyeceğiz.

Dolandırıcılar, vatandaşa kendilerini hakim, savcı, avukat, uzlaştırmacı, polis olarak tanıtıp haklarında cezai işlem uygulanacağı yönünde kuvvetli delillerin olduğunu ve bir miktar paranın bir banka hesabına yatırılmasını veya bankadaki paraların çekilerek belli bir noktaya bırakılmasını istemektedir.

Son zamanlarda bu suç tipinde mağdur genellikle iki şekilde kandırılmaktadır. Bunlardan birincisi kişinin banka hesaplarının terörizm faaliyetlerinde veya suçtan elde edilen gelirin aklanmasında kullanılmış olduğu yönünde kuvvetli suç şüphesi olduğu ve kişinin hakkında yasal işlem başlatılacağı hususunda  korkutularak, sözüm ona devletin karşılaşmış olduğu zararın giderilmesi adı altında bir miktar parayı belli bir hesaba göndermeleri veya parayı bir yere bırakmaları gerektiği şeklinde olmaktadır.

İkincisi ise daha sistematik olan sosyal medya üzerinden genç bir kadın veya erkek hesabı ile vatandaşın arkadaşlık kurması sonucu olmaktadır. Vatandaş yaşıtı bir kişi ile konuştuğunu düşünüp arkadaşlığını ilerletip cinsel konularda sohbet ettirilmektedir. Bu sohbet neticesinde mesaj, resim ve ses kayıtlarının alınması ile delil elde edip, hakkında cinsel tacizden ve hatta  konuştuğu kişinin yaşının küçük olduğunu belirterek daha vahim bir suçundan dolayı suç duyurusunda bulunulacağı yönünde korkutularak dolandırıcılık suçu işlenmektedir. Bu suçtan cezalandırılacağı yönünde uzlaştırmacı veya avukat gibi konuşarak  belli bir miktar para yatırılması halinde şikayet edilmeyeceği hakkında sahte uzlaşma belgesi düzenlemektedirler. Bu  durumda sahtecilik suçu da işlenmiş olmaktadır.

5271 sayılı CMK’nın 253’üncü maddesinin 3’üncü fıkrası gereğince, “Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar”uzlaşmakapsamında değildir.

Unutulmamalıdır ki hiçbir yargı mensubu ve hiçbir kolluk görevlisi vatandaştan para alarak hakkındaki dosyanın kapatılmasını sağlayacağı yönünde bir eylemde bulunamaz. Dolandırıcılara karşı daha dikkatli olunmalı, hukuk sistemimize güvenilmeli bu tarz durumlar ile karşılaşıldığında alanında uzman bir avukat ile birlikte  kolluk birimlerine başvurulmalıdır.

Yazar Hakkında

Adı Soyadı:

Mesleği:


Tema Tasarım |
Yazarlar
Video
Galeri